Dürüstlüğe Dair Sorular

     Doğru olmak, dürüst olmak. Son zamanlarda çokça sorguladığım iki kelime. Dürüst olmak mümkün müdür, mümkünse ne kadar mümkündür? Hayatımızda bir çok saygı duyduğumuz insan tanıyoruz. Peki bu insanların dürüstlüklerini hiç tam anlamıyla sorguluyor muyuz? Yapılan her davranışın özüne indiğimizde insanın gerçekten dürüst olduğunu söylemek ne kadar mümkün? Küçücük bile bir yardımı dokunan herkese ne kadar saygı duyuyoruz. Peki, bize yapılan iyiliklerin özüne hiç iniyor muyuz? İnsan, gerçekten sadece yardım etmek için mi yardım ediyor yoksa yapılan yardımdan küçük de olsa bir çıkarı olduğu için mi? Bu konu hakkında yazarken sadece yapılan yardımlara indirgemek dürüstlüğü oldukça küçük düşürür. Daha genel çerçeveden bakıldığında, yapılan her davranışın gerçek manasıyla, ki gerçek manasıyla noktası oldukça önemli çünkü dürüstlükten bahsederken yüzüstü bir değerlendirme de oldukça basit kalıyor, neden yapıldığını düşündüğümüzde şahsen beni bir çok cevapsız soruya götürüyor. Bir sevgili sevdiğine onu sevdiğini söylediğinde gerçekten aşkı hissettiği için mi söylüyor yoksa yaptığı veya yapacağı yanlışı örtmek için mi? Eminim bir çok kişi, aşkı derinden yaşadığını iddia edip verilen örnekten kendilerine pay çıkarmayacaklar ama bu yazıdan alınacak tek şey varsa o da gerçekten hayatımızda olan veya olacak olayların gerçek manada düşünülmesi. Hiç bir sevginin dürüst olmadığı gibi bir çıkarım yapmak doğru olmaz. Ama varsaydığımız bir çok doğrunun düşünülmesi gerekir. Bu düşünce silsilesi bizi daha da fazla cevabı olmayan sorulara götürür ki en sonunda ister istemez çıkmaz sokağa sokar. Ama inancım, bir doğru varsa ulaşılması gereken
soru sormadan ulaşılmayacağı.

 

     En yakın arkadaşlarımız, ailemiz ve iletişimde olduğumuz bir çok farklı insan... Konu dürüstlük olunca bundan en fazla payı alanlar, bize yakın olanlar. "Her doğru her yerde söylenmez oğlum" diye büyüttü babam beni. Belki de insanların gerçekten nasıl olduğunu bildiği için. Senelerce yaşadığı hayat tecrübesinden aktarmak istediği belki de en önemli şeylerden birisiydi. Peki hayatımızın bir çok anında, yataktan kalktığımız andan itibaren tekrar yatağa girene kadar, ne kadar dürüstüz? Bir günde kimlere, kaç defa yalan söylüyoruz? Umarsızca sevişip, güdülerini tatmin ettikten sonra telefonda sevgilisine onu ne kadar da sevdiğini söyleyene hayatın hangi alanında tekrar güvenmemiz bekleniyor? Ya da bir başka bakış açısıyla hayal dünyasında mı yaşamak sorunların çözümü? Gözünün önünde olanları göremeden, duyarsızca, bencilce ama mutlu mu olmak aranan şey?

     Herkesin birbirinden ne kadar aldığını yarıştıran bu sistemde dürüst olmak ne kadar mümkün? Her fırsatta sistem suçlayıcıları, sorun gerçekten içinde bulunduğumuz sistem mi yoksa bu sistemin doğru olduğuna karar veren insan mı? Biz basit hayatlarımızı yaşamaya devam ederken bir yerlerde, yalanlar, hayaller üzerine kurulmuş hayatlarını sorgulamaya ihtiyaç duymadan yaşayan insanlar mı doğru yoksa attığı çığlığı en fazla komşusu tarafından ayıplanan soru sorucular mı?

 

     Doğru bildiğinden şaşmadan, basit, fakir hayatını geçirenler, sizsiziniz bu sistemi, bu dünyayı ayakta tutan. Umarım her kimseniz, her neredeyseniz ve ne kadar dürüst veya değilseniz, mutlusunuzdur. Yoksa daha çok soru sorar, daha çok cevapsız kalırsınız.  Sevgilerle.

0x28al44_400x400.jpg