Baki

     Bugün Baki’yle tanıştım. 25 yaşında, Amerika’ya daha iyi bir hayat yaşamak için gelmiş Baki. Sevdiklerini, seveceklerini, toprağını, tanıdığı yerleri, insanları bırakıp okyanusu geçip gelmiş Baki. Bir fabrikada çalışmaya başlamış bugün. Aslında yetenekli bir aşçı, senelerce Muğla’da, Antalya’da prestijli otellerin mutfağında çalışmış. Amerika’ya bir otelde çalışmak için gelmiş. Salgının mağdurlarından sadece birisi. Önce işini kaybetmiş otel kapanınca, daha sonra da ev arkadaşları evden çıkmışlar. Türkiye’ye gitmek istemiş ilk tahliye uçuşuyla, burada tanıştığı bir Türk abisi gitme demiş, biz sana yardımcı oluruz. Fakat Baki’nin ihtiyacı olunca geri adım atmış, tam uçağın kalkacağı akşam. “Evde bir sürü kişi kalıyor zaten, sen o kaldığın yerde kal, çıkaramazlar 90 gün seni oradan.” “Abi, o kadar param yok, kiranın hepsini veremem.”, “Sen kendi payına düşeni ver, çıkaramazlar seni.” Baki ne diyeceğini, ne yapacağını şaşırmış. Arkadan tanıdık abisinin amcasının sesi gelmiş “Sana güvenerek mi gelmiş?” Teşekkür etmiş Baki, kapatmış telefonu.

 

     Bugün Baki’yle tanıştım. Boynu bükük, çaresizce kalacak yer arıyor. “Müsaitseniz sizde kalsam bir gün?” Nereden bilebilirdim ki Baki’nin hikayesini sorduğu sorudan. İş bulduğuna sevinememiş bile Baki. 2.5 saat yol gelmiş, bir tanıdığı bırakmış iş yerine. Herkese sormuş tek tek, kimbilir belki birisi yardımcı olur ümidiyle. Yeni başladığı işini öğrenmiş Baki, akşam kalacak yerini bilmeden. 

 

     Bugün Baki’yle tanıştım. “Aileme durumumu anlatamıyorum, onları kaygılandırmak istemiyorum. Bu işe gelirken de çok düşündüm, ya virüs kaparsam? Burada kimden yardım isterim?” dedi. Ailesine yalan söylüyormuş Baki, onları üzmemek için. Ne Türkiye’ye dönebilmiş ne de Amerika’da yaşayabiliyor. Bekledim Baki’yi iş çıkışı, patronu gel konuşalım bir demiş. “Hiç bir yer bulamazsan gel benimle, sokakta kalma.” dedim. Yarım saat bekledim, benden daha fazla yardım edebileceklerin yardım etmesini ümit ederek. Kapı açıldı gıcırdayarak, çıktı Baki dışarı, kapının çarpmadığından emin olduktan sonra bana doğru yürüdü. Attığı her adımda tebessümü daha da büyüdü. “Yardımcı olacaklar, iki haftalık bir yer ayarlayacaklar, otel açılırsa dönersin, dönemezsen burada çalışırsın dediler, çok mutluyum.” Belki de son iki ayda aldığı en iyi haber buydu. İki haftalık kalacak bir yerinin olması.

 

Bugün Baki’yle tanıştım. Bana dertlerimin ne kadar dert olduğunu sorgulattı. Bana başka ne hayatların olduğunu düşündürdü. Bana bir günde bir çok şey öğretti Baki. Umarım daha da mutlu olursun Baki, umarım bir çok insanı daha da düşündürür senin hikayen. Yüzündeki o tebessümün hiç eksik olmasın.

0x28al44_400x400.jpg